Vogue Türkiye Gisele Bundchen'le çekim yaptı !

0
83

Türkiye’nin en çok konuşulan moda dergisi konuşulacak bir çekime imza attı !

Moda dünyasında Vogue deyince akan sular durur; özellikle de Amerikan Vogue’un efsanevi yayın yönetmeni Anna Wintour’un dediği olur! Peki, mart sayısıyla birinci yılını kutlayan Vogue Türkiye’de neler yaşanıyor? Derginin genel yayın yönetmeni Seda Domaniç anlattı…

*** Nasıl geçti bu bir yıl?
Vogue Türkiye, diğer kadın ve moda dergilerinin okuyucularını azaltmadı, tersine bu kulvara yepyeni okurlar kazandırdı. Bir yıl önce, top model Jessica Stam fotoğrafı ve tek spotla çıktık; kapakta sadece Türkiye yazıyordu. Bu, dergicilikte çok rastlanır bir şey değil. Daha ilk sayımızla beklentiyi yükselttik ama üstesinden geldik. Uluslararası moda dünyası tarafından da kabul görmeyi başardık.

*** Vogue Türkiye’yi diğer moda dergilerinden ayıran ne?
Diğer dergilerden yolunu ayırması, orijinal içeriği, editoryal özeni ve uluslararası iddia taşıyan projeleri. Prodüksiyonlarımızı kendimiz yapıyoruz, kapak fotoğraflarını kendimiz çekiyoruz. En tanınmış modeller, en iyi moda fotoğrafçıları ve dünya starlarıyla çalışıyoruz. Uluslarası işbirlikleri, en önemli farklarımızdan biri. Özgün, dünya standartlarında ama kendi değerlerine de yer veren bir dergiyiz.

*** En çok hangi sayınız ses getirdi? Sizin favoriniz hangisi?
Minimal kapak tasarımıyla New York Times’a bile konu olan ilk sayımız ve Victoria Beckham’ın Türk modası şerefine kadeh kaldırdığı ağustos sayısı çok ses getirdi. Benim favorim ise birinci yaşımızı kutladığımız Mart 2011 sayısı.

*** Önceden modayla bu kadar iç içe değilken, şimdi tam içindesiniz. Vogue hayatınızı nasıl değiştirdi?
Bundan önce farklı branşlarda olsa da, uluslararası markaları temsil eden, sürekli seyahat halinde bir işkadını olarak modaya hep yakın durdum. Moda şimdi de hayatımda aynı yerde duruyor, ona başka açılardan bakabilmek için ben durduğum noktayı değiştirdim. Moda, sanat ve ekonominin kesiştiği bir endüstri.

*** “Vogue’un genel yayın yönetmeni ne giymiş?” diye merak ediliyor, gözler üzerinizde. Bu görevde olmanız stilinizi etkilemedi mi?
Elbette etkiledi. Bir yandan tarzınızı koruyup bir yandan derginin imajını temsil etmek zorundasınız. Hem Seda, hem Vogue, hem de Türk olabilmek işin en zor yanlarından biri. Dünya moda haftalarında, uluslararası davetlerde Türk tasarımcılardan giyinmeye özen gösteriyorum.

GISELE ÇEKİMDE TAMAMEN ÇIPLAK KALDI
Gisele çok sıcakkanlı, çok doğal, çok gülen, çok konuşan bir genç kadın. Kocasına da çok âşık. Onunla röportaj yaptığımız sırada eşi Tom Brady hastanedeydi, ayağı kırılmıştı. Tom ona cepten fotoğraflarını mesaj atıyor, Gisele de özlem dolu bir yüz ifadesiyle hem eşinin hem de oğlu Benjamin’in fotoğraflarını bana gösteriyordu. Röportaj sırasında söyledi; evlenirken Mevlânâ’dan bir dizeyle aşk yemini etmişler. Gisele hiç müdahalesiz haliyle bile göz kamaştırıcı. Makyajı ve saçları hazırlanıp çekim için kostümlerini giydikten sonra başka birine dönüşüyor. Öyle ki, çekim esnasında fotoğraflara bakarken de kendinden “O” diye bahsediyor. Vücudunu ortaya çıkaran siyah body’siyle paravanın arkasından çıktı ve panter gibi kükreyerek “Haydi, Türk kadınlarına nasıl seksi ve cüretkâr olunur gösterelim” dedi. Fotoğraflardan birinde tamamen çıplak kaldı, vücudunu tek bir otrişle kapattık.

CEVAP VER