Suzan Kardeş yeni albümü sonrası röportaj verdi !

0
46

Yepyeni albümü ile müzik marketlerde ! Makyöz Suzan Kardeş, yeni albümü ‘BalveKan Bekriya III’te yine Balkan şarkıları söylüyor. Ama Kardeş kendini şarkıcı olarak görmüyor.

Albümü nasıl hazırladınız, parçaları nasıl seçtiniz? İnanmayacaksınız ama bende daha 100 albümlük şarkı hazır… Parçalara karar verirken; iki tane Arnavutça, iki tane Boşnakça ve Makedonca koyayım, kimsenin kalbini kırmayayım dedim. Bu albümde de, diğerlerinde olduğu gibi, savaşta ayrılanları, kendi gücümle bir arada tutmaya çalıştım. Makyajla beceremediğim şeyi, albümle yaptım.

TÜM AİLEYİ STÜDYOYA SOKTU

Albüm çalışmaları sırasında aile desteği aldığınız doğru mu? Evet. Kızım Begüm, Londra’da çizgi film animasyonu okudu. Bu albümdeki çizimler de ona ait. Bir gün telefon açtım, “Begüm çabuk stüdyoya gel” dedim. Apar topar geldi. “Arnavutça’yı kimse bilmiyor, gel sen bana vokal yap” deyince, tabii biraz da zorlamayla şarkıların hepsinde bana vokal yaptı. Sesimiz o kadar benziyormuş ki, dinleyince şaşırdık. Bu arada dayımın oğluna da vokal yaptırdım. Bir de yeğenim Lale Evren Kardeş var tabii… O da, Eva isimli bir rock grubunun davulcusu… Yardıma ihtiyacım olduğunda onu çağırıyorum. “Hala ben rock’çıyım” diyor. Ben de “Rock’çı, mak’çı; uydurursun sen bana göre bir şey” diyorum.

Albüm yapmak size zevk veriyor mu? Çok! İnsanlar 5-10 yıl albüm yapmadan nasıl dayanıyorlar, bilemiyorum. Albüm yapmak çok lezzetli bir şey, insan bunun tadını alınca o odadan çıkmak istemiyor. Çok zengin olsam, kendime bir stüdyo yaparım, orada durmadan bir şeyler söylerim.

BURNUMLA BİLE ANLATIYORUM

Suzan Kardeş sizce nasıl bir şarkıcı? Ben kendimi şarkıcı olarak görmüyorum. Evet, şarkı söylüyorum ama gerçek şarkıcı değilim. Ben, gerçek şarkıcılara saygısızlık yapmamak için o cümleyi kurmam. Bir şarkıcı, bütün hayatını bunun üzerine kuruyor. Bu anlamda düşünürseniz, o insanlara haksızlık. Ama ben de çalışıp albüm yapıyorum.

Peki sizin şarkıcılara göre bir avantajınız var mı? Yaşım nedeniyle çok fazla eski şarkı biliyorum ama nota bilgim yok. Bu yüzden de orkestra şefime ne demek istediğimi ağzımla, burnumla, dilimle ve vücudumla anlatıyorum. “Orayı böyle istiyorum, sen şurayı şöyle çal” falan diyorum, o da beni anlıyor. Kompozitörlüğü bu şekilde yapabiliyorum.

SEZEN BENİM PATRONUM SAYGIDA KUSUR ETMEM

İlk albümünüzden beri Sezen Aksu’nun bir desteği söz konusu, değil mi? Birinci albüm Türk sanat müziği üzerineydi. Onun repertuvarını Sezen Hanım yapmıştı, bir de bana her albümde şarkı söyledi uğur olsun diye… Bu seferki çalışma, onun albümüne denk geldiği için Sezen Hanım’ı rahatsız etmek istemedim ama şarkı sıralamasını yine o yaptı. Her şarkı bittiğinde ona yine dinletip önerilerini aldım.

KÖTÜ OLAMAZLAR!

Sezen Aksu’nun her dediğini dinler misiniz? Dinlerim, onu dinlemeyip de kimi dinleyeceğim? Türkiye’de müziği onun kadar bilen biri var mı?

Aranızda nasıl bir ilişki var? Ben hiçbir zaman onun benim patronum olduğunu unutmam, saygıda kusur etmem. O çok özel bir insan… Onun yaptığı bir şeyin içinde var olmak bile bana gurur veriyor.

Müzik piyasasında herkes birbirinin kuyusunu kazar derler… Yok öyle bir şey! Onların hepsi çocuk ruhlu, nasıl kötü kalpli olabilirler ki? Sadece bazıları hayaline o kadar fazla inanıyor ki, gerçek zannediyorlar. Yarattıkları hayalin içinde mutlu ya da mutsuz oluyorlar. Ben onların o kadar güzel anlarını gördüm ki; kötü olamaz bu insanlar…

SİNİRLİYİMDİR İPLEMEZ AMA KİMSE

Maddi anlamda zengin misiniz? Boşver onu, ayı bile yedek armut alıp mağaraya girmiyor. Paylaşmak çok önemli… Benim gönlüm zengin. Sinirli misinizdir? Tabii ki, çok sinirliyim. Neye sinirlenirsiniz? Telaşlı insana sinirlenirim, insanı aptal yerine koyanlara sinirlenirim. Annem bana “Isırgan otusun” der. Kendinizi özgür ve güvende hissettiğiniz insanların yanında rahat olup da kendinizi bırakma anlarınız var ya, onu bekliyorsunuz yakınlarınızdan… Çünkü onlar sizi anlar. Biz heyecanlı bir sülaleyiz, kendi aramızda çatışmalar olur ama ayrılık olmaz. Kin taşımayız asla. Benim de kinli olduğum kimse yoktur. Benim sinirimi de kimse iplemez, “Geçer şimdi” der. Ben gerçekten sinirlendiğim zaman ağlarım, bir de kekelerim. Eskiden kekemeydim zaten. Nasıl geçti? Kendi kendine, bir de bazı harfleri öne alarak…

SABAH

CEVAP VER