Pelin Karahan içini Hello dergisine döktü – Röportaj

0
246

Dizi çekimleri yoğun bir şekilde devam ediyor. Peki bu yoğunlukta kendine ayıracak vakit bulabiliyor musun?

– Dört yıldır yoğun bir tempoda çalışıyorum, bu yoğunluğun içerisinde kendime bir düzen de oturttum aslında. Daha çok evde vakit geçiriyorum. Vakit buldukça yemek yapıyor, DVD seyrediyorum. Bu sene resim yapmaya da başladım. Evde resim yapabileceğim bir alan ayırdım kendime. Ayrıca pilates ve cardio çalışmalarımı aksatmıyorum.

“Kavak Yelleri” sayesinde oyuncu olarak kabul gördün. Aslı karakteri hayatına başka neler kattı?

– Bu aslında ciddi anlamda ilk oyunculuk deneyimim. Daha önce reklam filmlerinde rol almıştım ama onlarda oyunculuk adına çok performans gerekmiyordu. Tam olarak her şeyi bu işte öğrendim, hâlâ da öğrenmeye devam ediyorum.

ŞÖHRET OLGUSU İNSANI KISITLIYOR

Deneyimin olmamasına rağmen önemli bir rol için teklif aldın. Neler düşündün o an?

– Ben aslında Anadolu Üniversitesi Turizm Otel ışletmeciliği mezunuyum. Okulu bitirdikten sonra İstanbul’a geldim. Bir dijital reklam firmasında stajyer olarak işe başladım. Bu piyasayla alakam yoktu. Sadece ek kazanç olsun diye Erberk Ajans’a kaydoldum. 1,5 ay gibi bir süre sonra “Kavak Yelleri” teklifi geldi. ılk anda inanamadım. Her şeyin bu kadar hızlı gelişmesi beni hem çok şaşırttı hem de çok mutlu etti. şu an zaten hayal edemeyeceğim bir noktadayım.

Şöhret hayatında neleri değiştirdi? Ünlü olmayı sevdin mi?

– Aslında şöhret olgusunu sevmiyorum. Dışarıdan toz pembe gibi görünen bu kavram, aslında insanı birçok anlamda kısıtlıyor ve ciddi sorumluluklar yüklüyor. Bir süre sonra gençler sizi örnek almaya başlıyor, her adımınız takip ediliyor. Bu yüzden hem kariyerime zarar vermemek hem de insanların beni yanlış tanımasını engellemek adına daha dikkatli hareket etmeye çalışıyorum.

Ünlü olduğunu ilk ne zaman anladın?

– Dizi yayınlanmaya başladıktan kısa süre sonra fotoğraf çektirmekten sokakta yürüyemez hale geldim ve o zaman “Galiba bir şeyler değişti” dedim. Ama “Bu iyi bir şey mi?” derseniz, orası biraz meçhul. ınsanların size ilgi göstermesi güzel aslında ama kendi başınıza kalmaya pek fırsat bulamıyorsunuz. Özellikle cep telefonları fotoğraf çekmeye başladığından beri hayat daha da zor.

HAYATA KARŞI PEK CESUR SAYILMAM

Nasıl bir gençsin?

– Duygusal biriyim. Hayata karşı çok cesur değilim, o yüzden hep temkinli hareket ederim. Bunun dışında en çok kararsızlık yönüm beni yorar. Verdiğim karardan ya da attığım adımdan pişman olmamak, “keşke” dememek için çok fazla düşünüyorum, bu da beni kararsızlığa itiyor. Ama “en kötü karar bile kararsızlıktan iyidir” denir ya, bunu aşmaya çalışıyorum.

Özgüvenin ne durumda?

– Kendimi giderek daha yakından tanıyor, başarılı olduğum alanları ve kendimi geliştirmem gereken yönlerimi öğreniyorum. ıyi yaptığım şeylerde de tabii ki kendime güveniyorum; örneğin yemek yapmak.

Son olarak, aşk konusunda neler söylemek istersin?

– Aşk hayatımın olmazsa olmazı ama asla tamamı değil.

KARDEŞİM BENDEN TAM 21 YAŞ KÜÇÜK

– Annem beni tek başına büyüttü. Anne-kız olmanın yanı sıra iki arkadaş gibiyizdir. şimdi küçük bir kız kardeşim var, 5 yaşında. Aramızda tam 21 yaş var. Ablayım ama biraz anne gibi de hissediyorum ona karşı. Çok yaş farkı olunca maddi manevi kendinizi sorumlu hissediyorsunuz çünkü.

HELLO

CEVAP VER