Necati Şaşmaz Sabah'a röportaj verdi !

0
82

Necati Şaşmaz’dan samimi röportaj..

’Kurtlar Vadisi’ Türk televizyonlarının en uzun soluklu dizilerinden biri oldu. Bu serüvene başlarken, bu kadar uzun süreceğini ve böyle ilgi göreceğini düşünmüş müydünüz?
Çok kaliteli bir kadroyla yola çıkmıştık; iyi bir dizi olacağını düşünüyordum. Fakat bu kadar sevileceğini, 10 yıla varan bir dizi olacağını hiç düşünmemiştim. Hele hele Ortadoğu’dan Orta Asya’ya, Türki Cumhuriyetler’e ve Balkanlar’a, hatta Afrika’nın birçok ülkesine kadar, böyle geniş bir coğrafyaya yayılacağını bilemezdim.

TÜRK’ÜN GÜCÜNÜ GÖSTERDİK

Böyle sevilmesi size neler hissettiriyor?
Bir Türk karakterinin dünya ölçeğinde tanınıyor olması, Türk’ün gücünü göstermesi açısından çok önemli bir şey. Çünkü biz hep Batı karakterlerini izledik, tanıdık ve hep kendimizi onlarla özdeşleştirdik. Bu diziyle onların arasından sıyrıldık.

Size yurt dışından teklif var mı?
Var tabii ki. Hem ortak yapımcılıklar bazında, hem de tamamen yabancı konseptli benim üzerime kurulu projeler bazında teklifler aldım. Değerlendirme aşamasındayım. Ama ben geçen yıl hiç dinlenemedim. Dizi bitince hemen ’Kurtlar Vadisi: Filistin’e başladık. Sonra tekrar diziye… Bu yıl, az da olsa dinlenmek istiyorum. Eğer çok beğendiğim bir iş olursa kabul ederim, oynamayı seviyorum.

Belki böylece ’Kurtlar Vadisi’ dışında ilk kez sizi başka bir rolde görmüş olacağız…
Evet. Amacım da o zaten. Ben yıllarca buna çok dikkat ettim. Dizi sürerken, başka bir projede, başka bir karakterle çıkamazdım. Ben de yapımcı olsam, dizinin devamlılığı açısından bu karakterin başka bir projede oynamasına izin vermezdim. Bu yıl belki şirket ortağımız olan arkadaşlardan bir izin kopartabilirim.

’POLAT’ GİBİ DEĞİLİM

Günlük hayatınızda ’Polat Alemdar’ın sorumluluğunu taşımak zor mu?
Ben mutluyum bu konuda. Beni ’Polat Alemdar’ karakteriyle değerlendirmemek lazım. Ben bu karakteri hiç bozmuyorum, aksine korumaya çalışıyorum. Ona göre hareket ediyorum. Dışarda beni herkes ’Polat Alemdar’ gibi sanıyor ama arkadaşlarım bilirler nasıl biri olduğumu. Benim seyircimin, sevenimin beni ’Polat Alemdar’ olarak görmesi çok normal, ama özelimde beni tanıyanlar bilirler ki ben hiç o dizideki insan gibi değilim.

Üzerinize yapışan ’Polat Alemdar’ imajını yıkabileceğinizi düşünüyor musunuz?
Bendeki yeteneği, bende varolanı gösterebilmem için imkanlar olmalı. Benim derdim o imajı kırmak, yıkmak değil, o bir temel taşı. Onun üzerine ben binalar kurarım. Üzerime yapışsın yapışmasın. ’Polat’ diye bir karakter yokken, onunla başladım ve bir yere kadar getirdim. Ben kendime inanıyorum. Yine aynı cesaretle ’Polat’ın da üstüne çıkacak karakterler yaratacağımı düşünüyorum.

KIZI BASKIN OLACAK

Önümüzdeki sezon bizleri neler bekliyor?
Önümüzdeki sezonda ne olacağını bu sezonun finalinde göreceğiz. Sanırım Polat Alemdar’ın kızı ve aile meselesi daha baskın olacak. Biliyorsunuz, kızının yaşadığını bilmiyor ve onun yokluğunu çok hissetti. Kızının yaşadığını öğrendikten sonra gelişen olayları izleyeceğiz.

Dizide çok fazla karakter sirkülasyonu var. “Adam yetiştirilemiyor” diye eleştiriler yapılıyor. Siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Dizimizde oynamak için çok fazla talep var. Oyuncuların çoğu, bize tecrübesiz geliyorlar. Biz tam bir şeyler öğretmiş oluyoruz, tam oyunculuğun nasıl bir şey olduğunu öğrenmeye başladıkları zaman senaryo gereği ölüyorlar. Dolayısıyla tekrar kullanma gibi bir şansımız olmuyor. O yüzden bir sirkülasyon durumu var, doğru. Bizde ölen oyuncular, başka dizilere gidiyorlar. Yani, biz yetiştiriyoruz, başka dizilere gönderiyoruz. Bu açıdan fabrika gibi çalışıyoruz. İyi figürasyon üreten bir fabrika durumundayız.

BİRKAÇ BESTEM VAR NOTERE ONAYLATTIM

’Polat Alemdar’ın azılı düşmanı ’Ersoy Uluğbey’ karakterini canlandıran Ümit Acar’la aranız nasıl?
Çok iyi. Çok iyi ud çalar. O udunu alıyor, ben klarnetimi, karşılıklı atışıyoruz. Umarım geç ölür. (Gülüyor) Çünkü gerçekten çok güzel vakit geçiriyoruz. Sette birlikte türküler, şarkılar söylüyoruz. Kamera arkası çok keyifli.

NEY ÜFLÜYOR

Ümit Bey, sizdeki müzik yeteneği karşısında çok şaşırmış. Sizin ud, saksafon, cümbüş ve klarnet çalabildiğinizi söyledi. Serkan Çağrı’yla klarnet çalışmaları yapıyorsunuz. Ney üflediğinizi biliyorum. Sizin müzik merakınız nasıl başladı?
Müzikle çok yakından ilgiliyim. Klarnetim vardı. Ney de çaldığımı söyleyince, Serkan çok ilgilendi. Birkaç kez görüştük. Daha önce yapmış olduğum birkaç beste vardı. Onları dinlettim. Ama o da çok yoğun ben de çok yoğunum, bir türlü fırsat bulamıyoruz. Zaman bulunca bir araya geleceğiz.

Besteler ne olacak? Sesinizin çok güzel olduğunu biliyorum. Bu besteleri sizden dinleme şansımız olur mu ileride?
(Gülüyor) Belki Serkan’la bir program yaparım, orada söylerim. Notere onaylattım besteleri. Birini çocukluğuma yakın bir zamanda yazmıştım. Onun haricinde birkaç tane daha var.

GÜZEL BİR ANI OLDU

Halil İbrahim Sofrası da Pana Film’in bir dizisi. Bu dizi dayanışmasını nasıl değerlendiyorsunuz?
Biz buna Beyaz Show’la başladık. ’Ekmek Teknesi’ ve ’Kurtlar Vadisi’ işbirliği de vardı. Şimdi de ’Halil İbrahim Sofrası’nda bir araya geldik. Başka yapım şirketleri de bu yöntemi kullanıyorlar. Çok güzel bir anı oluyor. Oyuncular da seyirciler de mutlu oluyorlar. Ben daha önce de bu diziye konuk olmuş, berber koltuğuna oturmuştum. İlk bölümde de beraberdik, sezon finalinde de…

SABAH

CEVAP VER