Keremcem'dem sıcak bir röportaj

0
68

Keremcem: “5 yıl önce ‘Aşk Oyunu’ ile kendimi tesadüf eseri bu işin içinde buldum. O zaman hazırlıksız yakalanmıştım ama sonradan çok sevdim” dedi.

Çekimler nasıl geçiyor?
Çok eğlenceli geçiyor. Geçenlerde bir lunapark sahnemiz vardı. Çocuklar gibi eğlendik. Tüm kurtlarımızı döktük. Yorucu ama keyifliydi.

Tatil yok mu bu yaz?
Yok. Dizi yazın tatile girecekti aslında ama çok güzel bir trend yakalandı. Hem kanal hem yapım şirketi devam etme kararı aldı. Bu mutluluk verici bir şey. Tatil olmaması kötü. Ama bundan şikayetçi değilim. Bu piyasada öğrendiğim en önemli şey, güzel işin kolay yakalanmadığı. Biz güzel bir iş yakalamışken, çalışmamız ve bunu mümkün olduğunca uzun tutmamız gerekiyor.

SICAKLIĞI YAKALADIM

Diziye sonradan dahil oldunuz. Adaptasyon sürecini atlatabildiniz mi?
Diziye 5’inci bölümde katıldım. Ama ilk bölümden belliydi benim dahil olacağım. Oturmuş bir kadroya sonradan katılmak kolay değil. Bu noktada diğer oyuncu arkadaşlarım çok yardımcı oldular. Uzun zamandır tatmadığım sıcaklığı yakaladım bu dizide. Sıkıcı bir dizi değil. Uzun bakışmalar, diyaloglar yok. Güzel yazılıyor, güzel çekiliyor.

Bu dizide farklı bir yönünüzü gösterme imkanı buldunuz mu?
Komik bir karakteri oynuyorum. Uzun zamandır istediğim bir şeydi bu… İlk defa kendi sesimi kullanıyorum. Yaptığın şeyin direkt ekrana yansıması bakımından çok güzel. Diğer türlü biraz yapay kalıyordu.

Komik biri misiniz? Yani ‘Oktay Berk’ gibi fırlamalığınız var mı?
Komiğimdir ama Cem Yılmaz komikliği değil benimki… Anlatıklarımla değil de durumlara verdiğim tepkilerle ya da yorumlarla güldürüyorum etrafımdakileri. Bu yanımı dizide kullanmaya çalışıyorum.

Bu noktada kendinizi ‘Oktay Berk’le özd eşleştiriyorsunuz yani…
Senaristimiz Zülküf Yüce, benim öne çıkan özelliklerimin üzerine gidiyor. ‘Oktay’ bu kadar komik bir karakter değildi. Sonradan yapabildiklerimi görünce, üzerine oynamaya başladı. O yüzden de benzemesi kaçınılmaz.

Oyunculuk hayalini kurduğunuz bir şey miydi? Bu macera nasıl başladı?
Hiç aklımda yoktu. İlk dizim ‘Aşk Oyunu’… “Oynar mısın?” dediler, “Neden olmasın?” dedim. 5 yıl önce, tamamen tesadüf eseri kendimi içinde bulduğum bir mecra. Ben albüm yapıp şarkılarımı söyleyecektim. O zaman hazırlıksız yakalanmıştım. Şimdi hazırlıksız değilim, sonradan çok sevdim.

ÖNCE MÜZİSYEN KEREMCEM VAR!

Son dönemde oyunculuğunuzun şarkıcılğın önüne geçti diyebilir miyiz?
En sükseli ve başarılı dizimi çektikten sonra üç solo albüm, bir single, bir düet albüm çıkardım. Birkaç müzikalde rol aldım, iki yüzün üzerinde konser verdim. Şarkıcılığımı geri plana atmış değilim. Önce müzisyen Keremcem var.

Müzisyen olmak mı, oyuncu olmak mı hoşunuza gidiyor?
Bunları yarıştırmak da doğru değil. Yarıştırırsam ben kendime zarar veririm. İnsanlar beni iki yerde de; sahnede de TV’de de görmeyi seviyorlar. Ama ben şarkı söyleyerek ve şarkı sözü yazarak kendimi daha iyi ifade edebiliyorum.

OYUNCU KOÇU İLE ÇALIŞIYORUM

Oyunculukta aldığınız mesafeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ben gelişmeyi ve değişmeyi seven, bu konuda çeşitli çalışmalar, araştırmalar yapmaya önem veren biriyim. Kendimi hâlâ oyunculuk konusunda eğitmeye çalışıyorum. Oyuncu koçuyla çalışıyorum. Yurtdışına, özellikle Los Angeles’a gidip work shop’lara katılma hayalim var.

CEVAP VER