İsmail YK 2011 albümü Psikopat ile geldi

0
101

Yeni albümü ile geliyor ! İsmail YK; ‘Bas Gaza’, Allah Belanı Versin’ ve ‘Facebook’tan sonra şimdi de ‘psikopata bağladı’!… İşte genç şarkıcıdan enteresan açıklamalar..

Albüme adını veren ‘Psikopat’ şarkınızda birilerine gönderme var gibi…
Evet, genel olarak bir gönderme var.

Sizi eleştirenlere falan mı?
Sadece birilerini eleştirmelerinden bahsetmiyorum. Mesela üç-dört milyon seyircisi olan bir filmi eleştirmek bazı insanlara daha tatlı geliyor. Birilerini, bir şeyleri sevip de sevgisini inkar edenler var.

Şarkıda “Psikopatım” diyorsunuz, aba altından sopa mı gösteriyorsunuz yoksa?
Psikopatlık geniş bir kavram. Bazen bunu pozitif anlamda da kullanabiliyoruz. Mesela el becerisi çok olan insana, “Psikopat adam” derler… ”

ANORMALSİN” DİYOR

Siz psikopat mısınız?
Müzik konusunda psikopatım. Zaten hayranlarımdan da “Sen anormalsin” diyenler oluyor. Ama ruhsal anlamda psikopat değilim tabii…

Bu sefer slow ağırlıklı bir albüm yapmışsınız. Ruh haliniz son dönemde slow’a daha mı yakındı?
Bir sürü şarkı yapmıştım; arkadaşlarıma, menajerime dinlettim, hepimiz slow’ların daha ön plana çıkacağını düşündük. Sadece bir değişiklik olsun niyetiyle yapmadık. Çıkış şarkımız da; yine slow bir parça olan ‘Sana Ne’… Tabii yaz geliyor, “Acaba hareketli şarkıya mı klip çeksek?” diye düşünmedik değil ama soru işaretini bir anda kenara attım. Çünkü aşk insanın kalbindedir, o yüzden Temmuz’un ortasında da olsa, bu şarkıyla çıkış yapabilirim.

Hayranlarınız slow şarkıların ağırlıklı olduğu bir albümü yadırgar mı acaba?
Benim hayranlarımın çoğu, slow şarkılarımdan dolayı hayranlık duymuştur bana. “Bas Gaza’yı okudun, biz sana hayran olduk” diyeni duymadım daha. Bir de şöyle düşünmek lazım; tamam müziği sevdiğimiz için yapıyoruz ama bunun bir de ticari boyutu var. Benim ‘Facebook’, ‘Bas Gaza’, ‘Bela’ şarkılarım hep magazinel şarkılardır. Ne kadar magazinel ortamlarda görünürseniz; o kadar tanınır, daha çok isim yapar, barlara, ekstralara çağrılırsınız. Ama artık buna ihtiyacımız yok.

KİMSEYE BELA OKUMUYORUM

‘Facebook’, ‘Allah Belanı Versin’, ‘Doksan Altmış Doksan’ adınızdan söz ettirmek için yaptığınız şarkılar mıydı?
Söz ve müziği yaparken değil, fakat daha sonra şarkıları seçerken işin bu boyutunu da düşündüm tabii… Yoksa hiçbir şarkıyı magazinel olsun diye yapmadım.

Slow şarkıyla çıkmak riskli mi?
Kesinlikle risk olarak görmüyorum. Ama magazinden biraz uzak kalabilirim. Geçmişte ‘Neredesin?’ diye bir şarkı yapmıştım; o da çok sevildi, çok sattı ama bir magazinci veya herhangi biri gelip de “Bu şarkı nereden aklına geldi, kime yazdın?” diye sormadı. Ama ‘Bela’ şarkısını kime yazdığımı sormayan kalmadı.

Aklınıza geleni yazıyorsunuz; süzgeçten geçirmiyorsunuz. Mesela insanın “Allah belanı versin” demek aklına gelir ama tutar kendini, söylemez…
Filmleri izlediğimizde böyle kelimeler, cümleler duyuyoruz; fakat filmlerde alışık olduğumuz için kimse eleştirmiyor. Şarkılarda ise daha dikkatli davranılıyor. Ben de “Madem filmlerde var; şarkıların da gerçek hayatla bir bağlantısı var, o zaman şarkılarda da olsun” dedim.

Günlük hayatınızda argo kullanır mısınız?
Kimseye bela okumuyorum ama argo ister istemez ağzımdan kaçıyor bazen. Ama zaten ben şarkılarda belli bir karakteri canlandırıyorum.

Sizce İsmail YK’nın nasıl bir imajı var; sevimli mi, delikanlı mı?
Delikanlıyım falan ayaklarına girmiyorum. Sosyal hayatta efendiyimdir ama insanlar TV’de izlediklerine göre karar veriyorlar. Sonuçta şarkılarda anlattığım bir senaryodur, filmdir; canlı yayında konuşan kişi gerçek İsmail’dir.

SMOKİNLE RAHAT ETMİYORUM

İmajınızı hiç değiştirmiyorsunuz; yeni albümünüz için çektirdiğiniz fotoğraflarda da yine janjanlı kıyafetler giymişsiniz, saçlarınız da hiç değişmiyor. Neden?
Sosyal paylaşım sitelerinde hayranlarımla bağlantı kuruyoruz, onların isteklerini de gerçekleştirmeye çalışıyorum. Mesela ‘Sana Ne’ için çektiğimiz klipte smokin de giydim. Düğünlere gittiğim zaman da giydiğim oluyor ama smokinin içinde kendimi rahat hissetmiyorum. Aslında özel hayatımda; kliplerde ya da televizyon programlarında giyindiğim gibi giyinmiyorum.

NOTAYLA DEĞİL ROTAYLA ÇALIYORUM!

Albümün müzik direktörlüğünü yapmışsınız, enstrümanların çoğunu da kendiniz çalmışsınız. Böyle daha mı ucuza geliyor?
(Gülüyor) O avantajı da var ama böyle yapmamızın nedeni bu değil tabii. Ben zaten küçüklüğümden beri müziğin içindeyim. Tüm bunları yapacak kabiliyete sahip olduğumu düşünüyorum. Bağlama, ut, kanun, yaylı tambur; hepsini kendim çaldım albümde.

Hepsini notalarını bilerek mi çalıyorsunuz?
Nota deneyimim var ama zaten hayal ettiklerimi gerçekleştirmek istediğim için bunları notaya dökmeme hiç gerek yok! Bire bir hayal ettiklerimi, hissettiklerimi çalıyorum. Ama notayla değil, rotayla! Yoksa herhangi bir kemancıya çaldırmış olsam; ona hayal ettiğimi, hissettiğimi notayla anlatmak zorunda kalacağım..

CEVAP VER